Trendyol'da Satmayan Ürün ve Ölü Stok Ne Yapılır?
Depoda bekleyen stok para değildir — donmuş sermayedir · Son güncelleme: 19 Ağustos 2026
Kısa cevap: Ölü stok, belirli bir süredir satılmayan ve sermayeni bağlayan üründür. En kritik gerçek şudur: depodaki stok para değil, donmuş paradır — ve beklerken bedava da beklemez. Elde tutma maliyeti üç kalemden oluşur: (1) o paranın başka üründe kazandıramadığı kâr (fırsat maliyeti — en büyüğü ve en görünmezi), (2) depo/raf ve operasyon yükü, (3) değer kaybı (mevsim geçmesi, model eskimesi, ambalaj yıpranması). Karar sırası şudur: önce satılabilir mi diye dene (ilanı düzelt, görsel ekle, fiyatı gözden geçir), sonra erit (indirim, paket satış, kampanya), en son çıkar (toptan elden çıkarma). Zararına satmak, kulağa kötü gelse de çoğu zaman doğrudur: zarar zaten gerçekleşmiştir, satmak onu büyütmez; bekletmek büyütür. Kurtarılan nakit, devir hızı yüksek bir ürüne konduğunda kendini birkaç ayda geri kazanır.
Ölü stok nasıl tespit edilir?
Tek bir "kaç gün satmazsa ölüdür" eşiği yoktur — ürünün devir hızına ve mevsimine bağlıdır. Ama pratik bir yöntem işe yarar:
- Devir hızına bak: son 60-90 günde kaç adet sattı, elde kaç adet var? Eldeki stok mevcut hızla kaç ayda biter?
- Eşik koy: "mevcut hızla 6 aydan uzun sürede bitecek stok" genellikle ölü stok adayıdır. Mevsimlik üründe eşiği sezon takvimine göre ayarla.
- Sıfır satışa ayrı bak: 60 gündür hiç satmayan ürün, yavaş satan üründen farklı bir sorundur; önce neden satmadığını teşhis et.
Mağaza toplamına bakmak burada da yanıltır: toplam stok değeri makul görünürken, içeride birkaç ürün sermayenin yarısını tutuyor olabilir. Ölçüm ürün bazında yapılmalıdır.
Elde tutmanın gerçek maliyeti
Satıcıların çoğu ölü stoğu "zaten aldım, dursun" diye bekletir. Bu, maliyeti görünmediği için ucuz sanılan bir karardır. Oysa üç kalem işler:
- Fırsat maliyeti: o paranın devir hızı yüksek bir üründe kazandıracağı kâr. Bu, kalemlerin en büyüğüdür ve hiçbir yerde gider olarak görünmez.
- Operasyon yükü: depo alanı, sayım, taşıma, ambalaj bakımı.
- Değer kaybı: mevsim geçer, model eskir, ambalaj yıpranır. Bekleyen ürünün satılabileceği fiyat zamanla düşer, artmaz.
Sezgi kuralı: Bugün %30 indirimle satabileceğin ürünü altı ay beklersen, muhtemelen %50 indirimle satacaksın — üstelik o altı ay boyunca o para başka ürün alamayacak.
Zararına satmak ne zaman doğrudur?
Kulağa yanlış gelen ama çoğu zaman doğru olan karar budur. Anahtar ayrım şudur: ürünün alış maliyeti geçmişte kalmıştır. O para harcanmıştır ve satsan da satmasan da geri gelmeyecektir. Bugünkü karar yalnız şunu belirler: elde ne kadar nakit kalacak?
- Alış fiyatının altına satmak, o ürün hiç satmayacaksa kayıptan kurtarılan paradır — zararı büyütmez, durdurur.
- Bekletmek, zarar kesinleşmemiş gibi hissettirir ama fiilen büyütür: fırsat maliyeti ve değer kaybı işlemeye devam eder.
- İstisna: ürünün sezonu yaklaşıyorsa ve geçmiş veri o sezonda sattığını gösteriyorsa beklemek doğrudur. Bu bir umut değil, veriye dayalı bir karardır.
Yine de indirim yaparken sınırını bil: fiyat, ürünü nakde çevirmek içindir ama gereksiz derin indirim de para kaybettirir. Başabaş noktanı hesaplayıp indirimi ona göre kademelendirmek en dengeli yoldur.
Ölü stoğu eritmenin yolları
- Önce ilanı düzelt. Ürün belki ölü değil, görünmezdir: eksik görsel, boş öznitelik, zayıf başlık. Bu düzeltme bedavadır ve bazen indirime hiç gerek kalmaz.
- Kademeli indirim. Tek seferde derin indirim yerine kademeli inmek, gereğinden ucuza satmayı önler: her kademede birkaç gün bekleyip tepkiyi ölç.
- Paket/set satışı. Ölü ürünü satan bir ürünle paketlemek, sepet tutarını da büyütür ve sipariş başına sabit maliyetleri böler.
- Kampanya. Kampanya, ölü stok için doğru araçtır — ama maliyetini hesaplayarak: burada amaç kâr değil, nakde dönüştür.
- Toptan çıkış. Hiçbiri işe yaramazsa toplu elden çıkarma, depoyu ve sermayeyi serbest bırakır.
Kurtarılan nakit nereye gitmeli?
Ölü stoğu eritmenin asıl kazancı, satıştan elde edilen tutar değil, o paranın nereye gideceğidir. Sermaye, devir hızı yüksek ve marjı sağlam ürünlere kaydırıldığında kendini hızla geri öder.
Basit bir karşılaştırma yeter: ölü üründe bağlı 10.000 TL yılda sıfır kâr üretiyorsa, aynı para ayda bir devreden ve birim kârı sağlam bir üründe yılda birkaç kez kâr üretir. Aradaki fark, indirimle katlanılan kaybın çok üstündedir.
Sermayeyi hangi ürüne kaydıracağına karar verirken üç şeye birlikte bakmak gerekir: devir hızı, birim net kâr ve iade oranı. Devir hızı yüksek ama iade oranı yüksek bir ürün, göründüğü kadar iyi değildir — başabaş iade oranı bunu ölçüyor.
Ölü stok nasıl önlenir?
En ucuz ölü stok, hiç oluşmayandır. Üç alışkanlık işe yarar:
- Küçük başla, veriye göre büyüt. Yeni ürüne büyük parti girmek, en pahalı ölü stok kaynağıdır. Küçük partiyle test et, satarsa büyüt.
- Stok yenilemeyi devir hızına bağla. "Bitince alırım" değil, "mevcut hızla şu tarihte bitecek, o tarihten önce sipariş vermeliyim".
- Mevsimi takvime yaz. Sezon ürününü sezon bitiminde elinde tutmak, bir yıl boyunca donmuş sermaye demektir. Sezon sonu eritme planı, sezon başlamadan yapılır.
Bu takibi otomatiğe bağlamak
Ölü stok tespiti aslında basit bir hesaptır — ama her ürün için, her hafta, satış hızıyla birlikte yapılması gerekir. Satmatik bunu otomatik yapar: her ürünün devir hızını ve eldeki stoğun kaç ayda biteceğini hesaplar, ölü stok panosunda bağlı sermayeyi ürün bazında gösterir, stok yenileme zamanını tükenmeden önce söyler ve sermayenin hangi ürüne kaydırılmasının daha kârlı olduğunu çıkarır. 14 gün ücretsiz dene — kredi kartı gerekmez.
Sık sorulanlar
Ölü stok nedir?
Belirli bir süredir satılmayan ve sermayeni bağlayan üründür. Tek bir gün eşiği yoktur; ölçüt devir hızıdır. Pratik bir kural: mevcut satış hızıyla altı aydan uzun sürede bitecek stok, ölü stok adayıdır. Mevsimlik üründe eşik sezon takvimine göre ayarlanır. Ölçüm mağaza toplamında değil, ürün bazında yapılmalıdır.
Depodaki stok neden 'para' sayılmaz?
Çünkü harcanmış ve henüz geri dönmemiş paradır. Üstelik beklerken bedava beklemez: o paranın başka üründe kazandıramadığı kâr (fırsat maliyeti), depo ve operasyon yükü, bir de değer kaybı işler. Bekleyen ürünün satılabileceği fiyat zamanla düşer, artmaz.
Zararına satmak doğru mu?
Çoğu zaman evet. Ürünün alış maliyeti geçmişte kalmıştır; satsan da satmasan da o para geri gelmeyecektir. Bugünkü karar yalnız elde ne kadar nakit kalacağını belirler. Alış fiyatının altına satmak zararı büyütmez, durdurur; bekletmek ise fırsat maliyeti ve değer kaybıyla büyütür. İstisna, sezonu yaklaşan ve geçmiş verisi o sezonda sattığını gösteren üründür.
Ölü stoğu eritmeye nereden başlamalıyım?
İndirimden değil, ilandan. Ürün belki ölü değil görünmezdir: eksik görsel, boş öznitelik, zayıf başlık. Bu düzeltme bedavadır ve bazen indirime hiç gerek kalmaz. İlan düzeltildikten sonra hâlâ satmıyorsa kademeli indirim, paket satışı ve kampanya sırası gelir; toptan çıkış en sondadır.
Tek seferde derin indirim mi, kademeli mi?
Kademeli. Tek seferde derin indirim, ürünü belki daha yüksek fiyata satabilecekken gereğinden ucuza vermek demektir. Her kademede birkaç gün bekleyip tepkiyi ölçmek, hem nakde dönüşü sağlar hem kaybı sınırlar. Başabaş noktanı bilerek indirimi kademelendirmek en dengeli yoldur.
Ölü stoktan kurtardığım parayı ne yapmalıyım?
Devir hızı yüksek ve marjı sağlam bir ürüne kaydırmalısın. Asıl kazanç satıştan elde edilen tutar değil, o paranın nereye gittiğidir: ölü üründe bağlı sermaye yılda sıfır kâr üretirken, hızlı devreden bir üründe yılda birkaç kez kâr üretir. Aradaki fark, indirimle katlanılan kaybın çok üstündedir.
Sermayeyi hangi ürüne kaydırmalıyım?
Üç şeye birlikte bakarak: devir hızı, birim net kâr ve iade oranı. Devir hızı yüksek ama iade oranı yüksek bir ürün göründüğü kadar iyi değildir, çünkü iadeler birim kârı erozyona uğratır. Üçünü birlikte değerlendirmeden yapılan stok yatırımı, ölü stoğu başka bir üründe yeniden üretir.
Ölü stok nasıl önlenir?
Üç alışkanlıkla: yeni ürüne küçük partiyle başlayıp veriye göre büyütmek, stok yenilemeyi devir hızına bağlamak (bitince değil, bitmeden önce sipariş vermek) ve mevsim ürünlerinde sezon sonu eritme planını sezon başlamadan yapmak. En ucuz ölü stok, hiç oluşmayandır.
Sıfır satan ürünle yavaş satan ürün aynı mı?
Hayır, farklı sorunlardır. Yavaş satan ürün genellikle bir stok yönetimi meselesidir. Altmış gündür hiç satmayan ürün ise önce bir teşhis meselesidir: görünürlük, buybox, ilan kalitesi veya stok sorunu olabilir. Eritme kararından önce neden satmadığını teşhis etmek gerekir; sebep düzeltilebilir bir şeyse indirime hiç gerek kalmayabilir.
Ölü stok satıcı puanımı etkiler mi?
Doğrudan bir puan kalemi değildir. Ama dolaylı etkisi vardır: uzun süre satmayan ürünler mağazanın genel görünürlüğünü zayıflatır ve depoda yer kapladığı için operasyonu ağırlaştırır. Asıl zararı finansaldır: bağlı sermaye, satan ürünlere yapılamayan yatırımdır.
Bu rehberi kim hazırladı? Emre Cihat Kılınç — Satmatik'in kurucusu ve aktif bir Trendyol satıcısı. Buradaki yaklaşımlar masa başında değil, mağaza işletirken karşılaşılan sorulardan çıktı; anlatılan yöntemler önce kendi mağazamızın gerçek sipariş ve hakediş verisinde denendi.
Rakamlar nereden geliyor? Sayfadaki işlenmiş örnekler, bu sitedeki kâr hesaplayıcısının kendi formülüyle hesaplanır — uydurma örnek kullanılmaz. Komisyon oranı gibi sözleşmeye özel değerler "örnek" etiketiyle verilir; kargo tarifesi ve platform hizmet bedeli gibi değişebilen tarifeler için çıplak rakam yazmak yerine tek kaynağa bağlanırız. Kesin bilgi her zaman kendi satıcı panelin ve hakediş dökümündür.
İlgili rehberler
- Ürünüm neden satılmıyor? — eritmeden önce teşhis
- Nakit akışı ve ödeme takvimi — bağlı sermayenin nakit etkisi
- Satış fiyatı ve dip fiyat hesaplayıcı — indirimi kademelendirirken sınırın
- Kampanya ve indirim maliyeti — eritme kampanyasının hesabı
- İade maliyeti hesaplayıcı — sermaye kaydırırken iade oranına bak
- Komisyon ve kâr hesaplama — birim kâr karşılaştırması
- Stok yönetimi ve yenileme — ölü stoğu baştan önlemek